7 Mart 2009 Cumartesi
serotonin
4. haftadayım.
Beynim her gün daha da uyuşuyor. Gün içi yaşama seanslarımı uykudan arda kalan saatlere saklıyorum.
Okuyorum. Okuyorum.
geceleriyse uyuyamıyorum. Yalnız olduğum gecelerde perdeyi hep açık bırakıyorum. Camın karşısındaki ağaç bana o yatakta usul kıpırdayışlarını izlediğim ağacı hatırlatıyor. Anılarımın aktörü imgelerle teselli ediyorum kendimi. Her şeyin, herkesin bu hızla imgelere dönüşmesi ilk defa bana bu denli bir huzur veriyor.
Donduruyorum. Duymam gereken her şeyi donduruyorum. Canım acımıyor. hiç...
okuyorum.
okuduklarım sarı kağıdın üzerindeki aşina sembollerden öteye gidemiyor.
Kafka...Bu sefer Kafka bile ...
Hepsine ihanet ediyorum. Bir bir... Hepsini bayağı hissizliğimle aldatıyorum. Artık sadece o ve ben varız. Hiçbir şey içeri giremiyor. Dokunabildiğim bütün sesler tadını kaybediyor.
Bilinç akışından bir adım öteye gidemiyorum. Kendimi günlüklerin sayfalarına hapsediyorum.
Bütün günlükleri okumak istiyorum, hepsini.
Sayfaları yırtıp sonbahardan kel kalmış ağacın dallarına asmak istiyorum. Çıplak dallarını giydirmek istiyorum. Benim çıplak ağaç imgem bana kalsın, o'ysa hiçbir şeyi benim gördüğüm gibi göremesin istiyorum.
İmgelerim lanetlesin onu istiyorum.
Bana gösterdikleri gibi göstermesinler kendilerini.
Hiç değilse bir anlığına...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder